Kategori: Yazarlık ve İçerik Üretimi

  • “Wind” Albümü (2025)

    “Wind” Albümü (2025)

    “Cybertity” kanalındaki yeni albümü paylaşmak istiyorum: Wind.

    Wind albümünde 4 enstrümental müzik bulunuyor: Whispering, Touching, Wind, Feeling.

    Bir önceki albümlerden de bildiğiniz üzere, her bir parçanın kendisine ait bir hikayesi var. Parçaları dinlerken şunu düşünmenizi istiyorum: bir androidin rüzgarı deneyimlemesi

    İyi dinlemeler!

  • “Earth” Albümü (2025)

    “Earth” Albümü (2025)

    “Cybertity” kanalındaki yeni albümü paylaşmak istiyorum: Earth.

    Earth albümünde 5 enstrümental müzik bulunuyor: Birth, Concept, Form, Life ve Earth.

    Bir önceki albümden de bildiğiniz üzere, her bir parçanın kendisine ait bir hikayesi var. Parçaları dinlerken şunu düşünmenizi istiyorum: bir androidin yaşamın ortaya çıkışını keşfi

    İyi dinlemeler!

  • “Cosmos” Albümü (2025)

    “Cosmos” Albümü (2025)

    “Cybertity” projesinin ilk aşamasında ChatGPT ve Suno AI’dan faydalanarak kısa enstrümental müziklerden seçkiler hazırlamıştım. Bu sürecin sonunda ise iki oynatma listesi ortaya çıktı: Existence ve The Journey.

    Her bir oynatma listesinde ders çalışırken, iş yaparken vs. dinleyebileceğiniz hoş müzikler bulunuyor. Şimdi ise tek bir seferde birden çok müziğe ulaşılabilecek albüm aşamasına geçmiş bulunuyorum.

    Cosmos albümünde 7 enstrümental müzik bulunuyor: Dreaming, At The Horizon, The Whisper, Garden of Heaven, Cosmos, End of Time ve Past of Tomorrow.

    Her bir parçanın kendisine ait bir hikayesi var aslında. Dolayısıyla, bu parçaları dinlerken şunu düşünmeniz albümü hissetmeniz açısından size bir kapı aralayacaktır: bir androidin kadim olarak adlandırdığı ataları olan insanı ararkenki keşif süreci

    İyi dinlemeler!

  • Haruki Murakami’den “Koşmasaydım Yazamazdım”

    Haruki Murakami’den “Koşmasaydım Yazamazdım”

    Haruki Murakami ile tanışmam lisans yıllarında oldu. Yaklaşık 11 yıl önce Japon Edebiyatı dersinde günümüz Japon yazarlarını araştırırken Murakami’ye rastladım ve hakkındaki yorumları ve yazıları okuduktan sonra birkaç kitabını okumaya karar verdim; fakat sadece “Sınırın Güneyinde Güneşin Batısında” kitabını okuyabildim o zamanlar, ki o da ödevim olması sebebiyleydi. Daha sonra da birkaç kitabına daha göz gezdirebildim.

    Haruki Murakami, 1949 yılında Kyōto’da doğmuş. Yüksek öğrenimini Waseda Üniversitesinde tamamlamış ve eşiyle de burada tanışmış. Mezun olduktan sonra, ikisi birden yedi yıl boyunca bir Caz kulübü işletmişler. İşte bu dönemde “風の歌を聴け (kaze no uta o kike)” (1979) adlı ilk romanını yazar ve yazarlık serüveni burada başlar.

    Ancak burada sizlere Haruki Murakami’nin bir romanını değil, kendisini anlattığı eserini tanıtacağım: Koşmasaydım Yazamazdım.

    Koşmasaydım Yazamazdım eserini okumaya başladığınız an, Haruki Murakami’nin ilginç hayatına adım atıyorsunuz dersem yerinde olur herhalde. Çünkü bu eser, Haruki Murakami’nin kendisi ile ilgili ilk deneme ya da hatırat yazısı da diyebiliriz, ki bundan kitabın birkaç yerinde de bahsetmekte.

    Açıkçası şunu söylemeliyim; Koşmasaydım Yazamazdım, gelecekte roman yazarı olmak isteyen ve bu işi yaparken de sağlıklı yaşamayı planlayanların başucu rehberi olabilecek ya da tam tersi, bu ikisine hayranlık beslememizi sağlayacak bir eser kesinlikle.

    Ne yalan söyleyeyim, kitabı okuyuncaya kadar Haruki Murakami’nin uzun maraton koşucusu olduğunu hiçbir yerde okumamıştım. Kitabı okumaya başladıktan sonra, beni şaşırtan ilk gerçek bu oldu. Diğeri ise Murakami’nin maratona hazırlık olsun diye bir gün içerisinde “100 kilometre” koşmuş olmasıydı. Okurken, nedense o an için gözümde canlandıramamıştım bu olayı, ki ileriki yıllarda Triatlon (Yüzme-Bisiklet-Koşu) yarışmalarına da katılması beni hiç şaşırtmadı desem yeridir.

    Koşmasaydım Yazamazdım eserini okurken, vücut yapısı ile ilgili güzel benzetmelere ve yaşam ile ilgili yorumlarına da denk geliyorsunuz Murakami’nin. Bu yorumlarının içerisinde de beni en çok sorgulatan ve etkileyen cümlesini sizinle de paylaşmak istiyorum.

    Eseri okurken, birçok müzik ve sanatçı ismiyle de karşılaşıyorsunuz ve bu da sizlerin bu alandaki kültürünüzü de az çok geliştiriyor diyebilirim.

    Son olarak şunu da not düşeyim. Koşmasaydım Yazamazdım eseri, Türkçeye Hüseyin Can Erkin tarafından çevrilmiş ve Doğan Kitap tarafından yayınlanmış. Eserin kapağı da gerçekten çok hoş bir renk harmonisinden oluşmakta.