Etiket: Jamie Metzl

  • Genetiğimiz Hackleniyor mu?

    Genetiğimiz Hackleniyor mu?

    Jamie Metzl’ın yazdığı “Darwin Hack’leniyor” 2019 yılında yayımlanmış, yani pandemiden önce. Bu kitabı okuduğum tarih ise 2025. Yani, arada yaklaşık 6 yıllık bir boşluk var. Bunu belirtmek istiyorum çünkü bu kitabın içerisine tam anlamıyla giremedim. Açıkçası, bunun nedeni olarak da şunu düşünüyorum: aslında yaklaşık 6 yıllık bu zaman diliminde sayısız bilimkurgu filmi izledim (ki bunların içerisinde genetiği ele alanlar da bulunuyor), Yuval Noah Harari’nin gelecek dünyasına yönelik yazmış olduğu dört kitabını da notlar tutarak okudum ve bunun dışında genetik ile ilgili birkaç farklı kitap da okudum. Dolayısıyla, bu beslendiğim kaynaklardan muhtemelen Jamie Metzl’ın kitabında bahsettiği çoğu bilgiyi farkında olmadan aldım ya da üstüne düşünme fırsatım oldu. Bu ise “Darwin Hack’leniyor” kitabını benim için çok da heyecanlandırıcı olmayan bir kaynak haline getirdi diye düşünüyorum. Normalde bu tür kitaplar akar gider; ancak ben akıtamadım maalesef, yine de notlar aldım tabii. Şunu da eklemek istiyorum. Eğer kitabı okuma fırsatım yok, hap şeklinde bir video falan var mı diye sorarsanız, Jamie Metzl’ın yaklaşık 20 dakika süren kendi TEDx konuşması bulunuyor. Buradan konuşmaya ulaşabilirsiniz.

    Aslında kitapta yazarın varmak istediği nokta şu: “genetiği değiştirilmeye başlayan bir insanoğlu nereye evrilecek?”. Şimdi şöyle bir durum var. Yazar kitabında genetiği değiştirme teknolojilerinin uygulanmaya başladığını ve artık geri adım atmanın da imkansızlaştığını belirtmekte; ancak şöyle bir durum da var aslında: kitap pandemi öncesi çıktı, yani yeterli verilerle desteklenen yeni aşı teknolojileri dahi bulunmuyordu o dönem. Şu an yıl, 2025. Artık genetiği değiştirme sürecinin aşıyla bile olabileceği konuşuluyor. Dolayısıyla, artık ister istemez bu konu üzerine düşünmek gerekecek. Yazarın kitabı içerisinde sorduğu soruları öyle ya da böyle sormaya başlayacağız gibi geliyor. Bence kitaptaki en can alıcı cümle şu:

    “Bilgi işlem, yapay öğrenme, yapay zekâ, nano teknoloji, biyoteknoloji ve genetik devrimlerinin hepsi bugün farklı isimlere sahip olsa da bu farklı teknolojiler gerçekte birleşip devasa bir dalgaya dönüşecek birer akıntı. Dalga tüm ağırlığıyla gelip insan olmanın anlamını yalayıp yutacak.” (s.196)

    Yeri gelmişken, Max Tegmark’ın “Yaşam 3.0” kitabına da atıf yapmak istiyorum çünkü ilk olarak şu yukarıdaki alıntıya benzer bir sonla bitiyor onun kitabı da. Ayrıca, Jamie Metzl’ın şu aşağıdaki cümlesi de, aslında “Yaşam 3.0″ın içeriğine muhalif ve farklı bir bakış açısı getirdiğini düşünüyorum. 

    Yapay zekânın tanımladığı bir dünyada beşeri yaratıcılık ve empati gibi insani özellikler öyle değer kazanacak ki genetik mühendislikle daha empatik ve yaratıcı çocuklar üretebilmek için belki de birbirimize karşı silahlanma yarışı başlatacağız.” (s.264)

    (Bence) tüm kitabı özetleyen yukarıdaki iki atıfı akılda tutmakta fayda var diye düşünüyorum.